Çam ve Kiraz Ağacının Sohbeti

Doğayla uyumlu hatta uyum kelimesi az kalabilir dans halinde yaratıldığımızın bir örneğine daha şahit oldum dün erken vakitlerde. Evin önünde dimdik duran yemyeşil çam ağacıyla yeni yeni çiçeğe durmuş kiraz ağacı yan yana sohbet ederler gibiydi. Çam ağacı: –         Senin mevsimin geldi. Hadi sevin, hak ettin elbette. Uzun ve çetin bir soğuktan geçtik. Dimdik ayakta…

32 yaşımdan 3 yaşıma…

Bugün yepyeni bir yaşın ilk günündeyim. Yenilikler hep heyecan vericidir. Bugün de öyle benim için her sene bugün olduğu gibi. Nisan yaklaşırken bir heyecan sarar, nedensiz bir mutluluk kaplar. Bu sene bazı zorluklara rağmen yine de hissediyorum o heyecanı. O gün her güne göre erken kalkıp (bebek zaten her gün 6:30- 7:00 de kalkıyor daha…

SEKİZİNCİ RENK

Geçenlerde sosyal medyada çok güçlü bir soruyla karşılaştım: ‘Hayatınız bir kitap olsa bu kitabın ismi ne olurdu?’ Bir anda karşılaştığım çok çarpıcı bir soru oldu aslında ama hani okulda öğretmenlerimiz derdi ya: –         Çocuklar, test sorularını cevaplarken ilk aklınıza gelen doğrudur mutlaka. Aynen onun gibi, sanki bu zor soru için uzunca düşünmem gerektiğini hissettim ama bir…

Kesildiysen peynir oluver gari

Daha önceki paylaşımlarımdan da bilirsiniz ev yoğurdu yapmayı seviyorum, bunu yapmamın altında sağlık, doğallık, temizlik yatıyor elbette ama daha altta bir yerlerde benim için bu ev yapımı mutluluk, çocuklarım için anne yoğurdu, üretim demek… Geçenlerde yine yoğurt yapmak üzere süt almıştım ki bir de ne göreyim süt kesildi…Yapı itibarıyla olayın analitik ve şikayet kısmına girip…

En az bugün kadar eşitiz

Bugün sabah içimde bir neşe vardı, günlerden 21 Mart, gece ve gündüzün eşit olduğu gündü. Nevruz kutlamaları başlamıştı farklı ülkelerde ve kültürlerde, bahar uyanıyordu artık… Ve kahvaltı hazırlığı esnasında öğrendim ki Tayfun Talipoğlu vefat etmiş…Allah rahmet etsin, mekanı güzel insanlarla beraber olsun. Sonra öğreniyorum ki aslında Kamu yönetimi mezunuymuş ve hayali Kaymakam olmakmış, hatta öyle…

Üzerimize yağan mucizeler

      Dedim sana Reyhan, bahara az kaldı diye bak geldi Mart ayı, 3. günündeyiz bile. Daha da gelecek bahar… Bugün biraz masala ihtiyacım vardı, elime aldım masal kitabını ve tuttum yüreğimi, dedim ki:– Hadi, güzel şeylere ihtiyacım var, anlatacağın bu masal gerçek olsun ve yüreğime baharı getir, lütfen. Ve sayfa 98-99-100… Masal diyordu ki kısaca:…

Durdurun dünyayı, düşünecek var!

Geçen gün bir eğitime katılmak üzere sabah 7’de evden çıktım ve otobüs beklemeye başladım. Tahmin edersiniz ki bu kış Sevgili Ankara’nın da değerli katkılarıyla oldukça sert geçiyor ama neyse ki bahara! az kaldı 🙏🏻 öyle değil mi? Neyse, aslında tam da otobüsün geçeceği dakikalarda çıktığımı düşünmüştüm ki neredeyse 20 dakika beklediğimi fark ettim. Soğuktan duruşum…

Hayatla dans edebilme sanatı

Bir soru takılverdi bugün düşünce ağacıma, bir çocuğun ağaç dalına takılan uçurtması misali… Hayat nedir? Bunu daha önce hiç tanımlama gereği hissetmemiştim. Şimdi keşfediyorum ki Hayat, Onunla dans edebilme sanatıdır!  (Başka biri daha fark etmiş mi bilmem ama bu cümle bana ait😂) İşte, kayıt altına aldığım videodaki gibi mutfakta birdenbire dans edebiliyorsan birşeylerin farkındasın demek,…

Çiçek açabilir mi insan?

 Bir gün bir mesaj gelir uzaklardan O an kalbinizin içi gibi yakınlaşmıştır uzak sandığınız o şehir Çiçekleri dökülmüş olarak emanet ettiğiniz  orkide tekrar açmıştır,  Güzel haberleri vardır size verecek: -“Merak etme, bahar sandığından da yakın”… Bir kez daha yaşadım ki sevgi dolu bir mesajla insanlar bile çiçek açabilirmiş Günümüzü bahara çevirenler çok yaşasınlar💐 

Kızıma ilk doğumgününden bir mektup

Doğum gününde yayınlayamamıştım. Şimdi kayıtlara geçsin…Gül kızım, Mucizem, Büyümeni heyecanla izliyorum.Ama,Seni en iyi makamlarda görmek için değil, Bir doktor, bir mühendis ol diye hiç değil,Birkaç yabancı dili çok iyi bil diye değil, İlla ki bir enstrüman çalmalısın diye hiç değil, Her zaman her konuda birinci olmalısın diye değil,En yüksek maaşı al, en iyi hayatı sen…

Miniklerle sohbet

Dün, Pazar günü 8 yaşındaki oğlumla biraz sohbet ettik, sonrasında sordum kendisine: – Oğlum, ailemizin bir sembolü olsa bu nasıl bir şey olurdu? Nasıl çizerdin? Düşündü biraz, hoşuna gitti ve dedi ki: – Kocaman bir ağaç, üstünde mutlu kuşlar ve yanında bir sürü rengarenk çiçekler… Sonra hoşuna gitti, ailemizin sembolünü eline de çizdi kendisi İnsanlık…

Bitkilerden gelen şifalar

Bilindiği üzere çay hastasıyım, bilhassa yeşil çay ve diğer her türlü çiçek ve yapraktan oluşan rehalı ve aromalı çaylara bayılıyorum. Sanırım daha öncelerde bahsetmiştim, mutfakta bir dolabım sadece bu malzemelere ayrılmış durumda: tarçın, ıhlamur, karanfil, zerdeçal, kakule, nar çiçeği, gül kurusu kavanozları…  Aklıma gelmişken ve bizim küçük hanım uyumuşken çok sevdiğim birkaç şifa kaynağını paylaşmak…