32 yaşımdan 3 yaşıma…

IMG_2242
Manşet girin

Bugün yepyeni bir yaşın ilk günündeyim. Yenilikler hep heyecan vericidir. Bugün de öyle benim için her sene bugün olduğu gibi. Nisan yaklaşırken bir heyecan sarar, nedensiz bir mutluluk kaplar. Bu sene bazı zorluklara rağmen yine de hissediyorum o heyecanı. O gün her güne göre erken kalkıp (bebek zaten her gün 6:30- 7:00 de kalkıyor daha erkenini düşünün artık :)) yeni günü tebessümle, iyi niyetlerle ve duayla karşılarım.

Birkaç gün önce elime bir çocukluk fotoğrafım geçti, 3 yaşında olduğumu söylüyor annem.Bu sabah da kendimle sohbetteyken uzunca bir süre konuşasım geldi karşımdaki halimle.

Dedi ki 32 yaşım:

–         Pek özlemişim seni, duruluğun, masumiyetin ve çocukluğun tekrar güç verdi bana…

Dedi ki 3 yaşım:

–         Ben de büyümüş halimi pek sevdim, pek acele ederdim ya öyle olmak için, ilk defa böyle karşılaşıp konuşuyoruz. Çok heyecanlandım.

Dedi ki 32 yaşım ve cevap verdi 3 yaşım:

–         Keşke hep sen kalsaydım…diyorum bazen.

–         Niye ki?

–         Büyümek güzel ama bazen acı veriyor,

–         Bisiklet sürmeyi öğrenmeye çalışırken sürekli düşmek gibi mi?

–         Tam olarak öyle…

–        Ama sonunda bisiklete binip özgürce sürebiliyorsun değil mi?

–         Ne güzel söyledin…Keşke hep içimden konuşsan benimle böyle, keşke hiç kaybetmesem içimdeki seni…

–         Peki nasıl korursun ki beni?

–         Ne gelecek kaygısı, ne geçmiş sorgusu….O anımdan keyif alarak.

–         An nedir ki?

–         Mesela şimdi seninle yaptığımız sohbet zamanı, şu an demek.

–         E, bunu yapmak neden zor olsun ki?

–         Büyüdükçe zorlaşıyor galiba…

–         O zaman hiç bırakma minik ellerimi.

–         İyi fikir…Ne fark ettim biliyor musun?

–         Ne?

–         Ben güya senden büyüğüm ama sen daha çok ‘farkındasın’…

–         Farkında olmak ne demek ki?

–         Hani anı anlatmıştım ya az önce işte tam olarak anda yaşayabilmek. O an nefes aldığını hissedebilmek ve tam olarak elindekilerle mutlu bir oyun kurmak demek.

–         E, elinde olmayanlarla oyun kurulmaz ki zaten, bir de hayal gücü diyorsunuz galiba işte o olmadan olmaz ki…Sen bunu mu unuttun büyüdükçe yoksa?

–         Doğru söyledin, büyüdükçe unuttum.

–         O zaman, yaşını değil de beni büyütmeye ne dersin?

–         İşte en güzel doğum günü hediyem olursun…

Ve bu sohbet sonunda yeni yaşımın ilk gününde güzel bir hediye aldım 3 yaşımdan:

İÇİMDEKİ ÇOCUĞU BÜYÜTEBİLMEK…

İçimizdeki o çocukta ne varsa bizi sevindiren o tarafı büyütmek:

Onun gibi her an sevgiyle bakmak,

Hayal edebilmek,

Elindekilerle bir oyun kurmak,

Affetmek diyemiyorum affetmeyi bilemeyecek kadar affetmekten bihaber olmak,

Koşulsuz sevmek,

Her seferinde düşüp ayağa kalkıp kendini alkışlamak,

Sınırsızca oynamak,

Oynadığından keyif almak,

Enerji vermek,

Dupduru olmak ve daha fazlası…

Bizi biz yapan ne varsa içimizdeki çocukta her yeni günümüzde o büyüsün bizlerle…

Umutlu senelerin olsun 32 yaşım,

Ry

 

 

 

Reklamlar

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Ayse Bilgiç dedi ki:

    İçindeki çocuğu birlikte büyütmek isterim
    Sol Yanım
    Kız Kardeşim
    Gönül Dostum
    İyi ki varsın

    Liked by 1 kişi

    1. reyhany dedi ki:

      Sol yanımın annesi 💝

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s